HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← fısıldamak — definition

Conjugation of fısıldamak

Regular CEFR B2
fɯ.sɯɫ.daˈmak

başkalarının duyamayacağı şekilde birbirinin kulağına bir şey söylemek. Ver definición completa →

Çekim

Mastar
fısıldamak
Şimdiki zaman
ben fısıldayabiliyorum
sen fısıldayabiliyorsun
o fısıldayabiliyor
biz fısıldayabiliyoruz
siz fısıldayabiliyorsunuz
onlar fısıldayabiliyorlar
Geniş zaman
ben fısıldarım
sen fısıldarsın
o fısıldar
biz fısıldarız
siz fısıldarsınız
onlar fısıldarlar
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben fısıldadım
sen fısıldadın
o fısıldadı
biz fısıldadık
siz fısıldadınız
onlar fısıldadılar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben fısıldamışım
sen fısıldamışsın
o fısıldamış
biz fısıldamışız
siz fısıldamışsınız
onlar fısıldamışlar
Gelecek zaman
ben fısıldayacağım
sen fısıldayacaksın
o fısıldayacak
biz fısıldayacağız
siz fısıldayacaksınız
onlar fısıldayacaklar
Gereklilik kipi
ben fısıldamalıyım
sen fısıldamalısın
o fısıldamalı
biz fısıldamalıyız
siz fısıldamalısınız
onlar fısıldamalılar
İstek kipi
sen fısıldayasın
o fısıldaya
biz fısıldayalım
siz fısıldayasınız
onlar fısıldayalar
Emir kipi
sen fısılda
o fısıldasın
siz fısıldayın
onlar fısıldasınlar

Practice this verb →

More conjugations

Explore the Türkçe dictionary

Look up any Turkish word for definitions, equivalents in 94 languages, and more.

Open Dictionary