tüze anlamı | Babel Free
tyˈzeTanımlar
- toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü ve bu yasaları konu alan bilim, adalet, hukuk
- Bir soyadı. Düz, doğru, düzen, kural, uyum, ahenk
- yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü
- Bir soyadı. İdare, yönetim
- haklar
- Bir soyadı. Ulus, topluluk, halk
- (mecaz) ahbaplık, dostluk
- Bir soyadı. Uyum, uyumluluk, barış, uzlaşı
- doğrunun, hakkın korunması; doğru olmanın özbelirtisi.
- Bir soyadı. Kusursuzluk
- Platon ve Aristoteles'ten beri, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme demek olan bir anaerdem
- (Daha dar, biçimsel anlamda) doğru olarak kabul edilmiş olanda uzlaşma. #:Herkesin hakkının yasalarla tanınmış olması.
- (En dar anlamda) Yargıcın niteliği olarak, yürürlükte olan hukuk yasalarının kesin bir uygulanması. Ancak bu uygulama, insan yaşamındaki durumların ve ilişkilerin sonsuz çeşitlililiği ve karmaşıklığı içinde, çok kesin ve en yüksek tüze olarak görülmek istenirse, en büyük bir tüzesizliğe de dönüşebilir; bu yüzden ölçülü bir sağduyuyla tamamlanmak zorundadır.
Örnekler
“Tüze (hukuk) daima âdetlerin peşinden gider, önüne geçmez.”
“Kaldı ki böyle bir hareket, milletlerarası tüzeye (hukuka) taban tabana zıttı.”
“Tüze davası. Tüze mahkemesi.”
“Tüzemden (hukukumdan) vazgeçmem.”
“Tüzemiz (hukukumuz), doktor hasta ilişkisinden daha önemlisi, kişiseldir; eski dostuz.”
CEFR Seviyesi
B1
Orta
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free