Meaning of kanıt | Babel Free
/kaˈnɯt/Tanımlar
- bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman
- anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil
- sonurguya ulaşan bir akıl yürütmenin dayandığı gerçek, delil
Eşdeğerler
English
evidence
Örnekler
“Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi.”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.