Meaning of üst | Babel Free
/yst/Tanımlar
- Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı; üzeri, fevk, alt karşıtı:
- Bir şeyin görülen yanı, yüzü:
- Bir şeyin dış yüzü; üzeri
- giysi
- Birine göre yüksek aşamada olan kimse; mafevk:
- Vücudun beden bölümü:
- Artan, geriye kalan bölüm:
Eşdeğerler
English
top
Örnekler
“Pardon, galiba üstü az vermişsiniz”
Excuse me, I think you've given the change lesser than it should be
“Üstünü giysene, bu hâlde bizimle gelemezsin”
Put on a top dress, you can't come with us like this
“Kardeşim dinlemiceksen üstüne bağla beni”
Bro if you won't listen let me talk to sommeone of upper degree
“İstediğin kadar yalan söyle üstteki gerçeği biliyor”
Lie as much as you want, bu the one on the above knows the truth
“Üstten yağmur damlaları düşüyor”
Raindrops are falling from above
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.